Türk Bankacılık Sektörü -2

Türk Bankacılık Sektörünün Büyüklüğü

Ülkelerin Bankacılık Sektörlerinin büyüklükleri genellikle Aktif Büyüklükleri ile ölçülür ve karşılaştırılır. Türk Bankacılık Sektörünün aktif büyüklüğü de BDDK verilerine göre 2017 yılının Mart ayı itibariyle 2.866 Milyar TL seviyesindedir. Şüphesiz tek başına bu rakam da bir ülkenin bankacılık sektörünün faaliyette bulunduğu ülke koşullarına göre nispi büyüklüğünü ortaya koymamaktadır. Sektör büyüklüğünü daha sağlıklı değerlendirmek için Bankacılık Sektörü Aktif Büyüklüğünü GSYH’ye (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) oranlamak suretiyle analiz yapmak gerekir. Bu gösterge ile bakıldığına 2016 yılının sonu itibariyle Türk Bankacılık Sektörü Aktif Büyüklüğünün Ülkemizin GSYH’ye oranının 1,05 (başka bir ifadeyle %105) olduğunu görürüz. Bu rakam 2010 yılında 0,87 seviyesinde iken 2016 yılına kadar Türk Bankacılık Sektörü hem mutlak hem de GSYH’ye göre nazaran nispi olarak büyümesini sürdürmüştür.

Bir ülkenin Bankacılık Sektörünün büyüklüğünün ne kadar olması gerektiği öyle kolaylıkla cevaplanacak bir soru değildir. Ülkedeki tasarrufların büyüklüğü, bankaların yerel mi global mi oldukları, genel ekonomik faaliyetler, istihdam seviyesi, yatırım getirileri vb. belki yüzlerce değişken bu sorunun cevabını etkilemektedir. Aslına bakılacak olursa, bu verinin bir ülke için gösterge niteliğinde takip edilmesi de çok anlamlı değildir. Bu başka bir değerlendirme konusu.

Biz yine de Türk Bankacılık Sektörünün nispi büyüklüğüne dönecek olursak ve diğer ülkelerde faaliyet gösteren bankaların büyüklükleri ile genel bir karşılaştırma yapacak olursak; Bankacılık Sektörümüzün, ekonomik gelişmişlik seviyesine göre sınıflandırıldığımız “Gelişmekte Olan Ülke” bankaları ile uyumlu bir büyüklüğe sahip olduğunu görürüz. Gelişmekte Olan Ülkelerin Bankacılık Sektörlerinin GSYH’lerine oranının 0,80 ile 1,20 aralığında olduğu söylenebilir. Yine Gelişmekte Olan Ülkeler grubu içerisinde sınıflandırılan Asya Ülkelerinin (Tayvan, Çin, Malezya, Güney Kore gibi) Bankacılık Sektörlerinin Ülke GSYH’lerine oranlarının ise faklılaşarak 2’ler seviyesinde oluştuğunu görüyoruz. Bu oranın yüksek olmasının temel nedenleri adı geçen ülkelerin yüksek cari fazla vererek iç tasarrufları artırabilmiş olmaları, sosyolojik olarak Asya toplumlarının tasarruf eğilimlerinin yüksek olması vb. olabilir. Gelişmiş Ülkeler grubuna giren Fransa, Almanya, İtalya Japonya gibi ülkelere bakıldığında ise bu oranın 2’nin altına inmediğini hatta 4’lere kadar çıktığını görmekteyiz.

 

Bankacılık Sektörü Nasıl Büyür?

Bankaların günümüzdeki esas faaliyetinin “Fon fazlası olan kişilerin/şirketlerin atıl fonlarını fon ihtiyacı olan kişi/şirketlere transfer etmek” olduğu düşünüldüğünde Bankacılık Sektörünün pasif tarafında büyüdüğünü söylemek yanlış olmaz. Başka bir ifadeyle Bankalar, toplayabildikleri fonları artırabildikleri ölçüde büyürler. Bu fonların nasıl artırılabileceğine başka bir yazımızda değineceğiz.

 

Türk Bankacılık Sektörü-1 yazısı için TIKLAYIN

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir